Suzanla o gün ayrıldıktan sonra sanki eski samimiyetimiz kalmamıştı ya da ben böyle hissediyordum.Aradan günler geçiyor ve Suzan aramayı geçtim; ne çağrılarıma yanıt veriyor, ne de gönderdiğim mesajlara cevap veriyordu. Yaklaşık 10 gün geçmiş ve bu süre zarfında toplamda yarım saat kadar bile konuşmamıştık. O gün acaba ben farkında olmadan bir hata mı işlemiştim yoksa benden beklentisi bambaşka bir şeydi de ben anlayamamıştım. Suzanla olan bu kopukluk beni üzüyordu. Ailevi durumundan dolayı şehir dışına çıkması gerektiğini söylemiş ve hafta sonu için kararlaştırdığımız randevuyu iptal etmişti ancak yine de beni başından savmak için söylediği bir bahane olup olmadığından emin olamıyordum… Kim bilir belki o gün karşılaşıp tanıştırdığı Ozan bey benim durumumu anlamış ve bir şekilde Suzanla durumumuzu konuşup benim gibi biriyle görüşmemem konusunda onu ikna etmiş olabilirmiydi? Neticede bunca homofobik insan varken bu pek de yadırgadığım bir şey değildi. Alışmıştım artık ama Suzan bunca zamandır karşılaştığım herkesten farklıydı. Beni et olarak görmüyor insan olarak görüyor ve benimle her şeyden önce ciddi bir ilişki yaşamak istediğini söylüyordu. En azından buluştuğumuz günün bitimine hatta geçen on günlük süreye kadar da böyle olduğunu düşünüyordum… İçim içimi kemiriyordu ve ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. En iyisi dışarı çıkıp bir hava almaktı ancak bu düşüncelerin ve moralsizliğin üzerine her ne kadar cd halimle dışarı çıkmak istesem de dışarı normal yani kerem kimliğimle çıkmaya karar verdim ve Suzanla birlikte gittiğimiz cafeye gittim.

Tarık orada yarı zamanlı garson olarak çalışıyordu ve Suzanla birlikteyken beni tanımamıştı.Aslında o günden bu yana Tarıkla okulda bile doğru dürüst rastlamamıştık birbirimize çünkü Tarık sınıf tekrarına düşmüş hayatı bir hayli hızlı yaşayan özünde son derece iyi ama şıpsevdi bir arkadaştı.Cebindeki paranın neredeyse tamamını aynı günde yemek gibi bir huyu vardı.Aslında son derece yakışıklı bir delikanlıydı ama gerek şıpsevdiliği gerek iyi niyetinin sürekli suiistimal edilmesi ve okulun ilk yıllarında yaşadığı bir aşkın hüsranı sonucu kendini hayattan soyutlamış ve nerede akşam orada sabah bir tip olmuştu. Hani onu aslında tanımayan insanlar sadece günübirlik ilişkiler olan bir insan sanırdı ama o serseriliğin ardında aslında çok iyi bir insan vardı.

Cafeye oturduğumda yanıma geldi ve kısa sürede sipariş verdiklerini ve müşteriye trafik süresini azaltınca yanip gidelim ve muhabbet etmeye başladık. Bu hafta hiç gürüsmediğimizi ve kısa bir salon hatırlıyorum cafeye gelen bir kızdan söz etmeye başladı.Açıkcası böyle bir muhabbeti benimle yapmasına şaşırmıştım. Evet Kerem kimliğimle gayet sevilen bir insandım ama yine de arkadaşlarımla aramda mesafe olan biriydim. Evime çat kapı insanları kabul etmiyordum hatta neredeyse devamlı evimin panjurları sonuna kadar kapalı olur ve ışık yansa bile dışarıdan bakıldığında kimse evde biri olduğunu anlamazdı. Çat kapı biri gelse bile bu sayede kimseye kapıyı açmazdım ve çok nadir evime bayan yada bay arkadaşlar gelirdi. Telefon ettiklerinde bile ya akrabalarda olduğumu yada memlekete gittiğimi söyler geçiştirirdim. Ama bütün bayan arkadaşlarım sevgililerinden tutunda dip boyalarına malum günlerine kadar benimle sohbet etmeyi severlerdi. Erkek arkadaşlarla ise muhabbetim ders politika ve bilgisayar teknolojileriyle sınırlıydı. Bir erkekle hatunlardan cinsellikten futbol yada arabalardan konuşmaktan zerrece hoşnut olmayan biriydim. Bu durumda da Tarık ın benimle bir kız mevzusu konuşması hele ki bu afetin aslında benim olmam konusunda ne demeliydim zerrece bir fikrim yoktu. Konuşmamız sırasında öyle cümleler söylüyordu ki hem dişi yanım okşanıyor hem de acaba bir şeyler mi ima ediyor diye düşünmeden edemiyordum. Tarık biraderim, senin için bu anlattığın hatun neden bu kadar önemli? Kırmadığın ceviz kalmadı üstelik kız bir daha da gelmemiş, hem burada çalıyorsun ve yakışıyor mu çalıştığın yerde elalemi süzmek etmek etik olarak hiç doğru değil dedim. Ancak verdiği cevap beni çok şaşırttı. Kerem seni hazırlık sınıfından buyana tanırım; ne kadar düzgün bir insan olduğunu iyi bilirim. Evet bizim gibi karı kız muhabbetini sevmez, futbolla ilgilenmez, argo konuşmazsın hatta en ufak bir maço tavrını bile görmedim ama seninle seviyeyi kaçırmadıktan sonra her tür muhabbeti sıkılmadan çekinmeden yapabilecek kadar güvenilir ağzı sıkı ve dediği dinlenir bir adamsın. Hem bunca zamandır bütün kızlar seninle dertleşmiyor mu? Bir defada beni dinlesen ne çıkar dedi ve ekledi. Sene başında eşcinsellikle ilgili bir konu olmuştu ve sen o gün öyle bir laf etmiştin ki o günden sonra aslında hep bu konuyu seninle konuşmak istemiştim dedi. Şöyle bir hafızamı yokladığımda homofobik bir muhabbete daha fazla suskun kalmayarak kınadıkları yerden yere vurdukları insanlarla ilgili tek bir cümle söylemiştim aslında… O sizlerin hakir gördüğünüz kimseler çoğu kadından daha kadın çoğu erkekten daha delikanlı üstelik siz ailenizden yardım beklerken onlar tüm olumsuzluklara tüm yozlaşmışlıklara karşı tek başına ayakta durmaya çalışıyor. Tamam onları görmeye tahammülünüz bile olmayabilir ama saygı duymayı öğrenmelisiniz unutmayın burada onları hakir görenlerin büyük çoğunluğu birkaç dakikalık zevk için o beğenmediklerinizin peşinde koşuyor taciz ediyor en azından internetten sizin tabirinizle düşürmeye çalışıyor demiştim. Tarık bu söylediklerimi bana hatırlattıktan sonra ekledi. Ben aslında herkese kız diyorum ama bence o kız değildi dedi ve Kerem ben o gün sana katıldığımı hatırlarsan belirtmiştim ama itiraf etmem gerekirse sanıyorum biseksüelim diyerek ekledi ve o kızın bir travesti yada cd olmasından şüpheleniyorum dedi. Açıkcası o an ne demek istediğini anlamadım birden kalbim yerinden çıkacak gibi oldu belli ki beni tanımıştı ve bu defa söyledikleri bir ima değil gerçeğin ta kendisiydi.

Sçmalama CD ne demek bilmiyorum dedim. kerem neden saçmalayım bir bayan zerafetinde olan bakımlı bir kızı düşünsene hem aynı zamanda bu kişinin bir penisi olduğunu hayal etsene dedi ve cdnin tanımını yaptı. Son derece ciddi ve kendinden emin konuşuyordu ve ilk defa normal yaşamımda tanıdığım biriyle bu eğilimlerim üzerine konuşma fırsatım olmuştu.Tarık, cinsel eğilimlerin konusunda seni suçlayamam saygı duyarım sadece çok şaşırdım dedim ve ekledim.Peki diyelim ki o kişiyle ya da başka biriyle tanıştın ne yaşamak istiyorsun nasıl bir ilişki hayal ediyorsun diye sordum. Ayrıca bu deneyimi madem bu kadar merak ediyorsun belirli bir saatten sonra dışarı çıksan bu deneyimi yaşayabileceğin bir sürü insanla karşılaşabilirsin dedim. Tarık da bana büyük bir içtenlikle neden bu kadar hayran olduğunu nasıl bir ilişki kurmak istediğini uzun uzun anlatmaya başladı. Bir taraftan Tarık ı dinliyor öte yandan halen daha benim o cd olup olmadığımdan emin olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Konuşmamızın sonuna doğru Tarık ın aslında konuşmanın başında da söylediği gibi bana güvendiği bir arkadaşı olduğum için bu sırrını açtığını anladım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir