Tarıkla konuştuğumuzdan bu yana yakında üç hafta geçmişti. neredeyse bir aydan fazla süredir de Suzandan doğru dürüst haber alamıyordum artık ve Suzandan yana ümidimi kesmiştim. Sınav stresi bitmiş ve artık rahatlamıştım. Haftasonu için ne yapmam gerektiğini düşünürken telefonun çalmasıyla irkildim… Arayan Suzandı ve kapının önünde olduğunu ve müsaitsem gelmek istediğini söyledi. Hem çok şaşırmış hem sevinmiş hem de biraz gücenmiştim. Ancak yine de eve gelebileceğini söyledim… İçeri girdiğinde yanında küçük bir çanta vardı ve kuzum sende istersen tüm hafta sonunu senin yanında geçirmek istiyorum dedi. Beni özlemiş olsa gerek kapıyı kapar kapamaz geçen sefer kendimi tutmuştum ama bu defa kendimi tutmayacağım diyerek ateşli bir şekilde dudaklarımdan öptü. Açıkçası boş yere hayıflandığımı anladım çünkü geçen her dakikada başına neler geldiğini anlattı ve beni ne kadar özlediğini ama hem sınav dönemimde rahatsız etmek istemediğini hem de beni üzmemek için genellikle konuşma ve mesajlarımızı kısa kestiğini anlattı. İnanmıştım söylediklerine. Getirdiği çantanın içinde birbirinden cicili biçili kıyafetler iç çamaşırları boy boy straponlar peruklar ne ararsan vardı ve hepsini benim için almıştı… Halbuki ben ondan böyle bir beklenti içine hiç girmemiştim ama beni her düşündüğünde benim için küçük küçük hediyeler almış ve küçük bir valiz dolusu kıyafet, aksesuar almıştı. Çok hoşuma gitmişti bu tavrı ve kendisine kendi ayarladığı şekilde kombinleri giyerek bir defile yapmıştım… Kimi zaman önünde endam ederken yavrum fıstık gibi söylemlerde bulunuyor ben kalçalarımı salladığımda popoma şaplak atıyor kimi zamansa yanına gelip eğildiğimde öpüşüyorduk.. Tüm bunlar yaşanırken penisimin de sertleştiğini hissediyordum… Öyle ki artık içime giydiğim çamaşırdan sıyrılıyor ve ne kadar gizlemeye çabalasam da sertliği belli oluyordu…Çok utanıyordum ve sertleşmesi geçene kadar kıyafetimi değiştirmiyor ve yanına gitmiyordum. Daha önce internetten sipariş verdiğim penis kafesi denilen bir ürün vardı ve onu takma zamanı gelmişti. Evet biraz belirgin görünse de yine de sertleşmiş bir penis kadar belirli olmuyordu bu aparatı taktığımda istese de sertleşemiyordu.

Suzan yine bir dudak ver dediğinde öpüşmeye başladık ancak bu defa dudaklarımız adeta birbirine yapışmış vaziyetteydi ve aralıksız devam ediyordu. Kalbim bir kere daha deli gibi çarpmaya başlamış yüzümde ve vücudumda bir sıcaklık hissetmiştim. Heyecanında etkisiyle olacak yine serleşme çalışan pensim maalesef yerinde durmuyordu. Bir yandan bu heyecanı yaşarken çok utanıyordum keşke bende bayan olarak dünyaya gelseydim. Bunca zamandır gerek Kerem gerekse Deniz kimliğinde ne bir bayana ne bir erkeğe aktif yada pasif olma eğilimim yoktu evet düşlediğim bir fantezi idi ama olur olmaz yerde sertleşmesi hem estetiği bozuyor hem de benim yaşadığım duygusallığa uymuyordu ya da ben öyle hissediyordum. Bu zamana kadar internetten kiminle konuşsam yada Kerem kimliğimle bir bayanla yakınlık kursam bu durumdan rahatsız oluyordum… İstiyordum ki sevişelim öpüşelim dokunalım ama illa bir penisle yada strapon türevi bir aksesuarla vajina yada makatın birleşmesine gerek yoktu. Zaten akışa bırakıldığında bu doğal sonuç olacaktı o yüzden bu sertleşmeye ne gerek vardı. Ben bunları düşünürken ilişk**en bir hayli kopmuş olmalıyım Suzan bana neyim olduğunu sordu ama bir yandan boynumu öpüyor bir yandan kalçalarımı sıkıyordu. Penisimle yüzüm arasında belki bir yada iki karışlık mesafe vardı ve ben kendimi geriye çektim. Yüzümün kıpkırmızı olduğunu hissetmiştim resmen. Pudra rengi dizden bir iki parmak yukarda pileli çok güzel bir baharlık elbise vardı ayaklarımda ise o renge uygun şık bir ayakkabı boynumda bana hediye olarak aldığı ve içinde kendi resminin de olduğu bir kolye ve tabi ki kumral peruğum… Öpüşmenin şehvetiyle biraz rujum bozulmuştu.

Benim dahil olmadığımı ve sorusunu yanıt vermediğimden olacak birden öpmeyi okşamayı bıraktı, ellerimi tuttu ve dizlerimin üzerine koydu. Gözlerimin içine bakarak kendisini beğenip beğenmediğimi sordu. Beğenilmeyecek bir yanı yoktu son derece orantılı bir fiziği vardı dekolte giyinmeyi seviyordu fetiş bir karakterdi ama sorun bendeydi… O yokken içimden ne çılgın fantaziler geçiyordu hatta daha yeni başlamıştık ama yine de olmuyordu olmamıştı. Bazen insan bazı şeyleri çok ister ama elde etmeye yakın yada elde edince amaçsızca ne yapacağını bilmeden soğur ya sanki öyle olmuştum. Ne yapmalıydım bilmiyorum. Suzan benim için biçilmiş kaftandı ve onu mutlu edemezsem ya giderse diye korkuyordum. Suzandan bir şey saklamıyor ve ne hissediyorsam anlatıyordum. Oda sağolsun beni pür dikkat dinledikten sonra hadi fıstığım gel biraz çıkalım bir bara gidelim dedi… Ama önce su penisindeki şeyi çıkaralım dedi. Bdsm yi de seven biri olduğu için olsa gerek anlamıştı ve kendi elleriyle eteğimi yukarı doğru sıyırıp çamaşırımın arasından penis kelepçesini çıkardı. O ana kadar bana bu kadar yaklaşmamıştı. Penisimle barışık olmam gerektiğini söyledi ve masumane küçücük bir öpücük kondurdu tam üst kısmına ve daha sonra elimden tutarak ayağa kaldırdı. Bir daha benim yanımda utanırsan çok darılırım dedi ve dışarı çıktık.

Oturduğum yerede eğlence yerleri yürüme mesafesindeydi hatta bir tane de eşcinsellerin gittiği bir bar vardı ama daha fazla önce cesaret edip hiç gidememiştim. Suzanla birlikte tabi ben Deniz halimde o bara gittik ve içeri girmemiz son derece kolay oldu. Ortam loş ışıklı içkinin su gibi tüketildiği ve lezbien travesti cd gay herkesin kendi eğilim ve ihtiyaçları doğrultusunda sosyalleştiği ve kimi zamanda sevgili olanların ayak üstü seviştiği bir yerdi. İlk defa böyle bir ortama girmiştim ama belli ki Suzan bu tür yerlerin müdavimlerindendi. Zerrece yabancılık çekmeden sanki iki lezbien gibi girmiştik. Ortam çok kalabalıktı yer bulmak çok zordu ama Suzan gözüne kestirdiği bir masaya gelerek oradaki lezbienlerle konuşup onlarla aynı masayı paylaşmaya ikna etmişti. Masadaki hanımlarda benim cd olduğumu anlamış olacaklar benim o çevrede yeni olduğumu ama son derece seksi göründüğümü söylemişlerdi. Aslında konuşmaya başlayana kadar kimse bir şey anlamamıştı sonradan muhabbet geliştikçe bir şeylerin bende farklı olduğunu anladılar… Müzik eşliğinde seyri son derece keyifli bir sevişme yapıyorlardı ve ara arada biz Suzanla buna benzer sevişmeler yaşıyorduk. Bar normlde sabaha kadar açıktı ve saat nasıl geçti anlayamadım… Sabaha karşı herkes içkinin de tesiriyle ve ortamında daha çok bireysele dönmesi ardından daha da samimileşmişti. Hatta öyle ki aynı masayı paylaştığımız lezbienlerle bile birkaç defa öpüşüp elleşmiştik. Yan maslardan bizlere laf atan cdler trvler yada bayanlar oluyordu yada bizim masadaki lezbienlerden bunları yapanlar oluyordu. Suzan deneyimli olduğu için tatlı sert keyifli yer yer birazda argo içeren konumalar olabiliyordu ama kimse haddini aşıp askıntı olmuyordu. Artık kalkmaya karar verdiğimizde lezbien çiftte geceyi beraberce geçirmek istediklerini söylediler ancak Suzan henüz biz çok yeniyiz ve bir gün bir yerde karşılaşırsak neden olmasın dedi ve masadan ayrıldık… Bana onlarla birlikte olmayı isteyip istemediğimi sordu bende gülümsedim ve ben daha seninle olamıyorum ki dedim.. Eve gittik ve birbirimize sarılıp uyuduk… Sabah gözlerimi açtığımda Suzanla çırıl çıplak bir şekilde uyanmıştık ancak ilişki yaşadık mı yaşamadık mı zerrece hatırlayamıyordum…Üzerimdeki kıyafetleri bile nasıl çıkardım hatta o yatağa nasıl yattık hatırlamıyordum…

(Bu ve benzeri fantazileri olan hanımlarla tanışmak isterim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir